29.06.2018 tarihinde, MJD yönetimini temsilen Yönetim Kurulu Başkanımız Ahmet Şentürk, Bir Önceki Başkanımız Ahmet Tukaç ve Yönetim Kurulu Yedek Üyemiz Yavuz Ulutürk, bu yıl seçilen JMO Yönetim Kurulunu tebrik etmek maksadıyla, JMO Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Hüseyin Alan'ı ve Yönetim Kurulu üyelerini ziyaret edildi.
MJD gerek mesleki ve gerekse sektörel bazda ülkemizde faaliyet gösteren tüm kurum ve kuruluşlar ile iyi ilişkiler geliştirmeyi, mesleğimizin ve sektörümüzün ilerlemesi için mümkün olduğunca işbirliği içinde olmayı prensip edinmiştir. Ziyaretimiz bu çerçevede gerçekleştirildi.
Birbirinden bağımsız bu iki meslek örgütümüzün ilişkileri her zaman saygı çerçevesinde seyretmiştir. Doğal olarak pekçok konuda görüş ayrılıkları olsa da, mesleki duyarlılıklar konusunda çoğu zaman ortak değerlerde buluşulmuştur.
Ziyaretimiz esnasında, hem mesleki hemde sektörel konularda karşılıklı görüşlerimizi aktarma fırsatı da bulduk.
Görüşme esnasında madencilik sektörü ile ilgili görüşlerimizi de dile getirdik. Özellikle 1985 yılında yürürlüğe giren 3213 sayılı Maden Kanunumuzla ülkemizde ki "Madencilik Rejiminin" köklü bir değişim gösterdiğini, bu kanun sayesinde çok ciddi sektörel gelişim sağlandığını, geçen zaman zarfında çok önemli maden keşiflerinin bu kanunun sunduğu "ruhsat hukukuna" dayalı mevzuat sayesinde gerçekleştiğini ve en önemli kazanımın ise çok değerli bir "insan kaynağının" ülkemizde oluşmasına imkan verdiğini dile getirdik. Derneğimizin de bu sürecin bir ürünü olarak ortaya çıkan son derece nitelikli "Maden Jeologları" meslek grubunu bir çatı altında toplamak amacıyla kurulduğunu dile getirdik.
Her ne kadar, madencilikte ileri gitmiş ülkelerde uygulanan "ruhsat hukukuna" dayalı madencilik rejimi ülkemizde de uygulanıyor olsa da, günümüzde özellikle maden aramacılığında bir daralma yaşandığını, her platformda dile getirdiğimiz gibi, bu görüşme esnasında da JMO ile paylaştık. Bunun en önemli nedeni olarak dünyada yaşanan ekonomik krizin olduğunu belirttik. Aynı zamanda, ülkemizde "ekonomik maden aramacılığı" ile ilgili yaşanan problemlere de değindik. Özellikle ruhsat arzının iyice daralmış olmasının ve izinler konusunda yaşanan sıkıntıların aramacılıkta ki olumsuz etkilerini dile getirdik.
Toplantı esnasında UMREK-YERMAM oluşumları da gündeme geldi. Bu konuda kurumların farklı bakış açıları olduğu anlaşıldı. MJD olarak, bizlerin bu oluşumlara olumlu baktığımızı, hatta kurulmuş olmalarının ülkemizin madenciliğinde önemli bir aşama olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirttik. Kuruluş süreçlerinin her aşamasında katılımcı olduğumuzu ve bundan sonra ki süreçlerde de dernek olarak bu kurumlarımızın, tıpkı madencilikte ileri gitmiş ülkelerde ki gibi, gelişim gösterebilmeleri için katkı vereceğimizi belirttik. Bu iki kurumumuzun muadili olan kurumların ülkelerinde sektörel gelişime ve özellikle sektörel standartların gelişimine sağladığı katkıyı dile getirdik. JMO'nun UMREK-YERMAM oluşumlarına temel eleştirisinin, bu kurumların kuruluş süreçleri ile ilgili olduğunu bu vesile ile öğrenmiş olduk.
Bunların yanında, JMO'nun derneğimizin gerçekleştirdiği faaliyetleri, özellikle düzenlediğimiz uluslararası konferansları takdir ettiklerini memnuniyetle öğrendik. Derneğimizin EFG üyeliği, İzmir de yapılan EFG konsey toplantısı ve çalıştayı ile ilgili bilgi verdik. EFG'nin sunduğu imkanların yalnızca MJD tarafından değil, jeoloji mesleği ile ilgili diğer tüm alt disiplinlerin de istifadesine açılmasını desteklediğimizi belirttik.
MJD olarak görüşmede, MTA'nın önemine her zaman olduğu gibi yine değindik ve ülkemiz için olmazsa olmaz bir kurum olduğunu vurguladık. Günümüzde ileri gitmiş tüm ülkelerdeki Jeolojik Araştırma Kurumlarının ülkemizdeki yegane karşılığının MTA olduğu konusunu dile getirdik ve bu hizmeti MTA nın daha iyi bir şekilde yerine getirebilmesi için görüşlerimizi paylaştık.
Dernek olarak son derece faydalı bir görüşme gerçekleştirdiğimizi özellikle belirtmek isteriz.
MJD Yönetim Kurulu